Gıdalardaki E741 gibi kodlar
Bizim bu maddeleri tek tek saymamız ve laboratuar sonuçlarını bildirmemiz elbette mümkün değildir. Ancak bildiklerimizi genel kurallar olarak söyleyebiliriz:
1.Yeme konusu her bakımdan çok önemli bir imtihan konusudur. Hz. Adem babamızla Havva annemizin ilk imtihanları yeme konusuydu ve onlar ne yazık ki, ya da bir hikmet gereği, bu imtihanı kaybettiler. Onlara şu ağaçtan yemeyin dendi, ancak şeytan onları aldatıp, onlara o ağaçtan yedirtti. O ağaç neydi? Bunun tartışma yeri burası değildir. Önemli olan yemekle ilgili bu imtihanı kaybetmeleridir ve bu da bize gösteriyor ki, yeme imtihanı önemli bir imtihandır. İnsanı cennetten dahi indirebilir. Öyleyse bilgili müslümanların çok dikkatli olmaları gerekir.
2. Allah Rasulü’nün inci mercan ifadeleriyle: “Haramlar bellidir, helaller de bellidir. İkisinin arasında şüpheli şeyler vardır, Onlardan kaçınabilenler, dinlerini ve haysiyetlerini korumuş olurlar.” Ancak unutmamak gerekir ki, bu şüpheli şeylerin bir kısmının şüpheliliği bizim bilgi eksikliğimizdendir. Birazcık bilgilensek şüphe kalmayacaktır, helal ya da haram olduğu anlaşılacaktır. Öyleyse bilgilenmemizin, öncelikli bir görev olduğunu da bilmeliyiz.
3. Eşyada aslolan helalliktir, haramlık değildir. Yani haram olduğuna dair delil bulunmayan her şey helaldir. Bunun tabii sonucu olarak, kâinatta helal olanlar haram olanlardan çok daha fazladır. Allah’ın haram dediğine helal demek de hatadır, helal dediğine haram demek de hatadır, hatta bunlar bazen küfür bile olabilir. Ancak helalleri haram kılmak, haramları helal sanmaktan çok daha büyük bir hatadır. Çünkü yaklaşık olarak on tane helale karşı bir tane haram vardır ve bu sebeple önüne gelen her şeye haram diyen insan, önüne gelen her şeye helal diyen insandan daha çok yanılır. Açarsak; on ayrı şeye rast gele helal diyen insan, bunların sadece bir tanesinde yanılmış olur, oysa bunlara haram diyen insan, dokuz hata yapmış olur. Ayrıca kesin haram olmayan şeylere haram damgası vurmak hayatı zorlaştırmak ve müminlerdeki harama karşı olan duyarlılığı azaltmak, böylece de İslam’ı yaşanmaz gösterip, insanların dinden soğumalarına sebep olmak anlamına gelir. Bu sebeple kesin haram olduğu bilinmeyen hususlarda halkı endişeye sokacak beyanlardan kaçınmak gerekir. Muhtemelen bu sebepten ötürü, Allah Kurânı Kerim’de, haramları helal kılanlardan ziyade, helalleri haram kılanları uyarır: “De ki, Allah’ın helal kıldığı güzel şeyleri kimler haram kılıyor!”, “Allah’ın sana helal kıldıklarını, eşlerinin gönlü olsun diye niçin haram kılıyorsun!”. Bu anlamda başka ayetler de vardır.
4.Domuz eti, kan, murdar hayvan ve Allah’tan başkası adına kesilen hayvan kesinlikle haramdır ve müslümanlar bunları ve bunlardan mamul şeyleri yemezler. E741 gibi rakamlar, bilindiği gibi, ortak dil haline gelsin ve kolay anlaşılsın diye Avrupa’nın gıda ürünlerine verdiği kodlardır. Bunların bir kısmı gerçekten de domuz ya da alkol kökenlidir. Böyle olanlarını kesinlikle bilen insanlar bunları almamalı ve yememelidir. Ancak burada iki önemli nokta vardır: a.Aslında pis olan maddeler bile istihaleye/başkalaşıma uğradığı zaman pis olmaktan çıkar. b.Bu durum, bu ayrıntıları bilmeyen insanların bunları alıp yemelerinin haram olmaması için yeterlidir. Sıradan müminlere, ellerinde bir rakam listesi olduğu halde marketlere gitmelerini söyleyemeyiz. Bu tavır dini yaşanmaz kılmaktan başka bir şey değildir. Ancak başkalaşım olsa bile aslının pis bir madde olduğunu bilenlerin bunları alıp yemeleri en azından şüphelidir. Dini ve bilgisi bütün müslümanların bunlardan kaçınması ve alternatiflerini oluşturmaları gerekir. Bunun sonucu da şudur: Helal gıda yemek için verilen çabalar, nafile ibadetlerden çok çok daha sevaptır. Ancak bu konuda hiçbir çaba ve alternatif göstermeden insanlara: şunu yemeyin, bunu yemeyin diye çığırtkanlık yapanlar aslında kötü bir şey yapmaktadırlar. Bendeniz yıllar önce Hollanda’da bir gıda sempozyumuna katılmış ve oradaki müslümanlara şöyle bir teklifte bulunmuştum: Avrupa’da güvenilen insanlardan oluşan bir heyet kurun, bu heyeti resmileştirin ve gıdalara (HELAL) damgası vurma yetkisini alın. Sonra da bunu kontrol edin, suiistimal edilmesini önleyin. Böylece oradaki insanların güvenle gıda satın almalarını sağlayın. Ama bir şey yapıldığını sanmıyorum. Çünkü beni bağışlasınlar, biraz da tahrik saysınlar ama, oradaki müslüman önderler (!) in çoğu, henüz kendilerini bile aşamamış gözüküyorlar. Nerede kaldı gayriye himmet edeler.