• KİMDİR
  • KİTAPLARI
  • BLOGU
  • CEVAPLARI
  • Prof Dr

    Faruk Beşer

    	
    	
    	
    	
    liste
    fethi zafer;

    Kader ve imtihan

    İnsanın, dünyadaki iradeli davranışları dışında gerçekleşen olayları nasıl yorumlaması gerekir? Biraz açıklamak istiyorum. Mesela biz ne zaman dünyaya geleceğimize kendimiz karar vermiyoruz. Annemizin babamızın ailemizin kimler olacağı da irademiz dışında. Fiziksel özelliklerimiz hakeza. Yani biz imtihan için dünyaya geliyoruz ama (yanlış bir cümle kullanırsam Allah affetsin) ne ile ya da nasıl imtihan olacağımız bizim dışımızda bir şey. Daha önce benzer bir konuya verdiğiniz cevapta demiştiniz ki, sınava giriyorsunuz cevap kâğıdına istediğiniz her şeyi yazabilirsiniz. Cüzi iradeyi anlamamız için çok yerinde bir örnek. Tam bu noktada şunu sormak isterim. Diyelim ki bir sınıfta A dersinden sorular soruluyor, bir sınıfta da B dersinden sorular var. Kişi, A dersinden değil de B dersinden sınava girseydim daha başarılı olurdum dese nerede yanlış yapmış olur? Diyebilirsiniz ki, hangi kişinin hangi dersten imtihan olacağı hocanın takdiridir. Öğrenmek istediğim şey, ben B dersinden imtihan oluyorum, bir başkası da A dersinden imtihan oluyorsa bunun bu şekilde belirlenmesinin hikmeti nedir? Umarım anlatabilmişimdir
    Cevap

    Öncelikle sitemizdeki Kader yazısını iyici okumanızı tavsiye ederim. Onun dışında size şunu söylemeliyim: Kader hiçbir şeyin tesadüf eseri olmaması ve her şeyin Allah tarafından önceden bilinip kaydedilmesidir. İnsanla ilgili konularda insanın iradesinin katkısı vardır ama bu son derecede azdır. İnsanın mesela armudu değil de elmayı seçeceğini bildiği için Allah onun kaderini öyle yazmıştır. Buradaki püf noktası şudur: İnsan öyle yapacağı için Allah öyle yazmıştır, yoksa Allah öyle yazdığı için insan öyle yapmak zorunda kalmış değildir. Bu bir.

    İkinci olarak kader konusunda bizim kafamızı karıştıran hususlardan birisi zaman mefhumudur. Zaman bizim için vardır ve Allah’ın olacak olanları ezelden bilip öyle yazmasını biz bağlayıcı sanırız. Oysa Allah için zaman yoktur ve gelmiş gelecek her şey ona göre andır ve onun gözü önündedir.

    Üçüncü olarak, dünya hayatında karşılaşılan her şey insan için bir imtihan sorusudur ve bunların hiç birisi rast gele, tombaladan çekilmiş gibi değildir. Her şeyin bir belki bin sebebi vardır. Bu sebeplerin pek çoğu insanın elinde değildir ve insan onlardan sorumlu olmaz. Bir kısmı ise insanın elindedir ve bu sebepleri oluşturmasının sonucuna katlanır. Mesela hastalıklı bir anne babadan hasta olarak doğan bir çocuğun bunda bir sorumluluğu yoktur. Ama bir taraftan onu dünyaya getiren anne babanın yapıp ettikleri sonucunu verirken, diğer taraftan da bu sebep zincirinin bir noktasında dünyaya gelen çocuğa hastalık sorusu sorulmuş daha doğrusu bu rol verilmiş olur. Artık o bu noktadan başlar ve ondan sonrasından sorumludur. Böyle bir hasta nasıl davranmalı ise o da öyle davranmalıdır. Sonuçlara bakıldığında, böyle bir sorunun cevabı, sapasağlam olma sorusunun cevabından daha zor değildir.

    , Faruk Beşer

    Kader, imtihan, irade, zaman, geçmiş, gelecek